AKHILLI OYUN 6. BÖLÜM

yorumsuz
229 Okunma

AKHILLI OYUN
6.BÖLÜM

Ömer: Merak etme benim yatağım ikiye ayrılabiliyor
Dedikten sonra birlikte odaya çıktılar. Zehra odanın kapısını açtığı anda yatağın üzerinde kolunu bağlamış oturan kişiyi görünce şaşkınlıktan dondu kaldı
Zehra: AkBıN?
Ömer: AkBıN da kim? Hadi girsene ne bekliyorsun kapının önünde?
Demek ki Ömer görmüyordu. Ama bu mümkün değildi. Uyumuşmuydum acaba diye düşündü. Ömerden kendine bir çimdik atmasını istedi. Ömer bu isteği başta saçma bulsa da hangi hareketi mantıklı ki bu kızın diye düşünüp isteğini yerine getirdi. Ufak bir çığlıkla kolunu tutan Zehra rüyada olmadığını anladı. Yavaş yavaş AkBıN ye yaklaşıp yavaşça ona dokunup geri çekti elini. Gerçek olduğuna inanamayıp bu sefer uzanıp dudak kenarındaki ak bıyığına dokundu. “Bıyıklarıma dokunmaaa” diye tepki göstermesine aldırmadan “ama sen gerçeksin” diye kekeledi.
Ömer: Gerçek olamayacak kadar yakışıklı olduğumu biliyorum ama buna inanamamana bir anlam veremedim
Zehra: Sana demedim
Ömer başka biri mi var diye sağına soluna bakıp odayı dolandı ve şaşkın şaşkın Zehraya baktı . Zehra boş yatağa bakarak konuşmaya devam ediyordu
Zehra: Sadece rüyalarıma geliyordun!
Ömer: Ooooo rüyalarının prensi olduğumu bilmiyordum (dedi sırıtarak)
Zehra Ömere dönüp;
Zehra: Sana demedim dedim
Dedi tekrar sinirli bir şekilde. Ömer tedirin olmuştu. Ne diyeceğini bilemeden kocaman açılmış gözleriyle baktı kaldı Zehraya.
AkBıN: Biraz daha benimle konuşmaya devam edersen bu kız çatlağın teki diye düşüncek ve ilk geceden kaçıracaksın filinta gibi çocuğu
Zehra: Onu bunu bırak da buraya nasıl geldin onu söyle
Ömer: Birlikte geldik ya
Zehra yataktan aldığı yastığı Ömere fırlatarak “Sana demiyorum ya… bi sus artık” dedi. Ömer “sen rahat rahat dinlen ben misafir odasında kalırım” diyerek aceleyle odadan çıkarken “bu kız gerçekten çatlağın teki” diye söyleniyordu. Zehra Ömerin bu davranışını da umursamayıp AkBıN nin nasıl canlı canlı karşısında durduğunu anlamaya çalışıyordu. Oysa son bir yıldır sadece rüyalarına girip isteklerde bulunuyordu. İlk rüyasına girdiği günü hatırladı. Tam bir yıl önce bugündü ve o gün söylediklerini hiç ciddiye almamıştı ama ertesi gün dediği şeyleri bir bir yaşayınca işin ciddiyetinin farkına vardı. Dediklerini yapmazsa türlü sakarlıklarla kendini ona hatırlatacağını, ailesinin de başına türlü felaketler getireceğini söylemişti. Ayrıca söylediklerini yaptığı taktirde bir yıl sonra ailesini, içinde bulunduğu sefaletten de kurtaracağına dair söz vermişti. O zamanlar babası yaşadığı bir kazadan dolayı rahatsızlanmış, çalışamaz hale gelmişti. Evlerine gelen hacizle evsiz kalmışlar, emaneten arkadaşı Leylanın Almanyadaki teyzesinin evinde kalıyorlardı. Leyla da eğitim için onun yanına gittiğinden beri ev boştu. Masraflarını karşılayamadıkları için Yaseminin eğitimi de yarım kalmıştı. Bu zor şartlarda çıkmıştı karşısına ve dediklerini yapmaktan başka çaresi yoktu.
Zehra: Hani bugün evlenirsem artık kabusum olmayacaktın. Hani o sakarlıkları bir daha yaşamayacaktım. Hani ailemi o sefaletten kurtaracaktın?
AkBıN: Farkındaysan artık kabusun değil gerçeğinim ( derken pis pis sırıtıyordu). Sakarlık konusunda şüphelerim var içine işlemiş bitmesi zaman alabilir. Aileni sefaletten kurtarmaya gelince, şu etraına bi bak istersen…Nasıl bir evde yaşadığına…Senin Ömer Kervancıoğlu ile evlenmeni sağladım. Daha ne istiyorsun gerisini o halleder merak etme.
Zehra: Koskoca bir yıl bunun için mi bekledim ben? Tüm eziyetlerine bunun için mi katlandım (Bir yandan odanın içinde hızlı adımlarla volta atarken bir yandan da söyleniyordu) Allahım inanamıyorum ya!.. Milletin rüyasına Ak Sakallı Dede girer altılıyı tutturacak numaraları söyler, benimkine gire gire Ak Bıyıklı Nine girdi. Üstelik de bir yıldır yapmadık saçmalık bırakmadı. Sonuç ne peki? Koca bir sıfır
AkBıN: Bi dakka bi dakka bu yağız delikanlıya koca bir sıfır diyemezsin. Onu sana ayarlamak için çok uğraştım.
Zehra “aslında doğru söylüyor bol sıfırlı olduğu inkar edilemez ama tek sıfır pek yakışmıyordu o yakışıklılığa” diye düşünürken AkBıN a yaklaştı ve;
Zehra: Neden yaptın bütün bunları bana? Bu soruma şimdiye kadar hiç bir cevap vermedin bari şimdi cevapla… Neden… neden… neden hayatımı cehenneme çevirdin bunca zaman?
AkBıN: Yalnız cehennem demezsek sevinirim…Bi ürperti geliyo ( kollarını sıkıca birleştirip titredi)
Zehra: Anlat o zaman yoksa ben seni herkese anlatacağım. Artık benim kaybedecek hiçbir şeyim yok (diyerek kapıya yöneldi)
AkBıN: Dur dur duuuur ( diyerek arkasından koşup durdurdu) Peki anlatacağım. Otur bakalım şuraya…
Diyerek zehrayı karşısına oturttu ve anlatmaya başladı.
AkBıN: Herşey kızım gözlerimin önünde ölüp bunu kaldıramamamla başladı. O anda onunla birlikte kalbim durdu. Beni apar topar hastaneye kaldırdılar. Kalp masajıyla kalbimi çalıştırdılar ama komadan çıkarmayı başaramadılar. Kaç yıl oldu bilmiyorum o soğuk hastane odasında öylece hareketsiz yatalı. Arasıra kalkıp dolaşabiliyordum ama kimse beni görmüyordu.
Zehra: Bi dakka bi dakka yani sen hayalet misin? ( bunu söylerken gözleri büyümüştü)
AkBıN: Saçmalama hayaletler sadece saçma Amerikan filmlerinde olur… Neyse sözümü kesme de dinle. Yıllardır hareketsiz bedenimin etrafında öylece dolanıp birilerinin beni farketmesini bekledim. Bir gün hastane koridorlarında dolanırken ufaklık ile karşılaştım. Beni görüp konuşmak istemesiyle şaşkına döndüm. Birlikte diğer arkadaşlarının yanına gittik. Hepsi çok matrak ruhlardı. Yarım kalmış işleri yüzünden arafta kalmış ne cennete ne cehenneme gidemiyorlardı. Bana iki tarafı da gezdirdiler.Vizemiz olmadığı için Cennete giremedik ve uzaktan baktık. Cehennem vizesizdi ama oraya da uzaktan baktık. Bu sıcakta çekilmez dedik. Bana, benim de öldüğümü ama bunu kabullenmediğimi söylediler. Ama onlara hareketsiz yatan bedenimi gösterdiğimde hayretler içinde bana inandılar. İlk defa yaşayan bir ruh gördüklerini söyleyip benimle selfie bile çektirdiler. Uzun süre onlara takıldım. Arasıra ziyaretime gelen yakınlarımı görüp üzüldüğümde bana destek oluyorlardı. Bir gün ufaklık uçarak yanıma geldi elinde Bilim ve Ruh dergisiyle. Okuduğu bir makaleyi gösterdi. Makaleye göre bir yıl boyunca birinin rüyasına girip ona isteğimi yaptırmayı başarırsam ruhlar aleminden gerçek hayata geçebilecektim. Tam o sıralar seni gördüm hastanede saf temiz bir kızdın. Baban tüm vücudu sargılı bir halde odada yatıyordu ve sen onun için sürekli koşuşturuyordun. Baban için yapamayacağın şey yoktu. O anda karar verdim senin rüyana girmeye…
Zehra: Bana çatlak diyorsun ama sen de az çatlak değilsin. Tüm bu anlattıklarına inanacağımı mı sanıyorsun
AkBıN: Babannene çekmişsin işte neden şaşırıyorsun
Zehra: Ne dedin sen? Babannemi nerden tanıyorsun? O şu an koma!… (kelime ağzında yarım kalarak dondu kaldı)
AkBıN: Tanımazsın tabi eşşek sıpası bi kere bile ziyaretime gelmedin ki!..
Zehra: Allahım aklıma mukayyet ol…Bu, bu nasıl olur!
AkBıN: Aslında ilk rüyana girdiğimde bilmiyordum. Bir gün babanla ilgili bir rüyaya dalmışım yanlışlıkla. O zaman anladım ve inanamadım. Ama bi yandan da sevindim. Elin garibine eziyet ediyorum diye vicdan yapıyordum.
Zehra: Torununa eziyet etmek normal yani…Bi insan öz torununa nasıl yapar bunları yaaa…Yaşarken de bize değer vermezdin zaten.
AkBıN: Ölmedim ben daha eşşek sıpası…Hep o anan olacak muşmula suratlı kadın doldurdu zaten sizi bana. Oğluşumla da aramızı açtı.
Zehra: Peki şu an nasıl bana görünüyorsun onu anlamadım
AkBıN : Onu ben de anlamadım. Oysa ben tamamen komadan çıkmayı amaçlamıştım. Bunu bizim ufaklıkla araştırcağım. O her şeyi bilir. Yaşarken üstün zekalı bir çocukmuş Ruhcan nazardan gittiğini düşünüyor. Ama Ruhiye nazarın süründürdüğü ama öldürmediğini savunuyor. Ruhnur ise böyle batıl şeylere inanmayın hiçbir insan nazardan kendini asmaz diyor sürekli. Ama ufaklık ona itiraz ediyor “ben kendimi öldürmek için asmadım bana ruhsuz diyen arkadaşıma aksini ispatlamak istedim sadece.”
Zehra : Sen ne anlatıyorsun ya…Bak seni uyarıyorum o manyak ruh hastalarını yanıma yaklaştırıyım deme.
AkBıN: Mümkün değil küçük cadı bizde öyle bir takım ruhu var ki asla bizi birbirimizden ayıramazsın.
Zehra: O zaman ben sizi ayırmayım hadi güle güle babannecim seni özleyeceğim ( Pis pis sırıtarak el salladı)
AkBıN : Hıhı hıhı çok beklersin
Derken elini dudaklarına ötürüp sus işareti yaptı ve dinlemesi için kulağını işaret edip kapıyı gösterdi. Ömer kulağını yaklaştırdığı kapıdan “ Bu kız hala kendi kendine konuşuyor. Allahım nasıl bir işe bulaştım ben resmen ruhum daralıyor” diye söylenirken birden kapı açıldı ve Ömer kapı ile birlikte içeri yuvarlandı. Zehra iki elini beline koyup kaşlarını çattı ve;
Zehra: Sen bizi mi dinliyordun?
Ömer: Bizi derken? Ya korkutma beni ne diyosun sen
Diyerek yerden eliyle destek alarak ayağa kalktı.
Zehra: Şiiiiişşşşt sessiz ol… odada 5 harfli var adını anarsak yanımıza gelir.
Ömer: O o o üç harfli değil miydi yaaa
Diye kekelerken AkBıN “Eşşek sıpası bi de babannesiyle dalga geçiyor” diye kafasına geçirir. Aldığı darbe ile öne doğru sendeleyen Zehraya korku dolu gözlerle bakan Ömer, bir de Zehranın kafasını tutarak “Ya ne vuruyorsun şaka yaptım” demesiyle koşarak odadan çıkar. Arkasından Zehra ve AkBıN birbirlerine bakıp gülüşürler.

-Evet, neler hisssettin bakalım!
  • Büyülendim
  • Mutlu Oldum
  • Üzüldüm
  • Sinirlendim
  • Canım sıkıldı
  • Korktum
Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Yazar:
Etiketler: , , ,
Eklenme Tarihi: 24 Temmuz 2017

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın