Adını Sen Koy 2.sezon

yorumsuz
391 Okunma

Arabada belki de ilk kez normal evli bir çift gibi sohbet ederlerken Ömer frenlerin tutmadığını fark etti. Zehra Ömer’in hareketlerinden dolayı bir terslik olduğunu düşünerek Ömer’e döndü.

“Bir sorun mu var?” Diye sorduğunda Ömer bir kaç kez daha freni denedi fakat fren tutmuyordu. Zehra’nın sorusuna sadece “Fren” diyerek yanıt verebilmişti. Zehra şaşkın gözlerle Ömer’e döndü.
“Ne…? Anlamadım? Dedi. Ömer panikle “Frenler tutmuyor!” Dediğinde Zehra korkuyla “Nasıl tutmuyor?! Uçurum var dikkat et!” Diye bağırdı korkuyla. Ömer sakin kalmaya çalışarak “Tamam korkma sakin ol el frenini çekeceğim!” Derken son hızla uçuruma yaklaşıyordu. Ani bir hareketle el frenini çektiğinde arabanın ön tekeri uçurumdaydı. Zehra’ya ” İyi misin?” Diye sordu endişeyle.

Zehra korkudan derin nefesler alıp veriyordu. Ani bir harekette ikisi de araba ile birlikte uçurumdan aşağı düşebilirdi çünkü. Zehra panikle Ömer’e bakarken Ömer Zehra’yı sakinleştirmeye çalıştı.
“Tamam korkma. Derin derin nefes al. Şimdi yavaş hareketler ile emniyet kemerini açacağız tamam mı?” Dedi anda araba bir kaç santim daha kaymıştı. Yavaşça kemerleri açtılar. Zehra hala çok korkuyordu.

Ömer ise sevdiğine bir şey olacak diye canından can gidiyordu. Yavaşça Zehra’ya döndü.
“Şimdi yavaşça kapıyı açıp arabadan ineceksin! Tamam mı?” Dedi. Sevdiği aşık olduğu kadın hayatta kalsın istiyordu. Ona birşey olmasından çok korkuyordu.

Zehra korku ile Ömer’e baktığın da araba bir kaç santim daha kaymıştı yine. Zehra torpidoya tutundu birden. Ömer Zehra’nın kolunu sımsıkı tuttu.
“İyisin değil mi? Tamam şimdi yavaşça aç kapıyı. Sakin ol kapıyı aç ve yavaşça aşağı in hadi!” Dedi. Zehra gözlerinden akan yaşlara artık aldırmıyordu. Panikle ve korkuyla Ömer’e baktı. Titrek ve kısık sesi ile güçlükle “Sen?” Diyebildi.
Ömer kesin tavrı ile “Önce sen ineceksin! Hadi aç kapıyı ve in aşağı.” dedi. Titreyen sesine hakim olamıyordu. “Bende geleceğim ama..” derken araba bir kaç santim daha kaydı.
“Tamam bende geleceğim…
Bende geleceğim..
Ama..
Önce sen..
Önce sen in!…” dedi titrek sesi ile.

Zehra korkudan iyice kısılan sesi ile konuşmaya başladı. Hem kısık hem de titrek sesi yaşadığı tüm korku ve paniği üstleniyor…
“Hayır..
Olmaz..!
Yani..
Sen inmezsen..!” Devamını getirmeye dili varmadı.

Ömer cesaretlendirmek için sakin kalmaya çalıştı.
“İneceğim…
İneceğim.. Ben de ineceğim..
Ama önce senin inmen lazım…
Hadi aç kapıyı…
Ve in..” cümle biter bitmez biraz daha kaydı araba. Durum gittikçe ciddileşiyordu. Zehra panikle Ömer’in elini tuttu.

“Hayır..
Hayır olmaz..
Olmaz…
Seni bırakamam..
Ben seni bırakmam..” derken daha fazla ağlamaya başladı.
“Sensiz inemem..
Bırakmam seni…
Bırakmam seni…”
Sımsıkı tutuğu Ömer’in ellerini bırakmadı. Ömer zorlanarak konuştu.
“Bak.. Lütfen in..
Lütfen in..
Eğer inmezsen…” cümleler boğazında düğümlendi. Devamını getiremiyordu. Gözlerinden yaşlar akarken sevdiği kadına baktı. Aklına dahi getirmek istemediği kelimeyi söylemek zorunda kaldı yutkunarak.
“Öleceksin..!”

Birbirlerine keder ve acı ile bakarken araba biraz daha kaydı. Zehra iyice panikledi.
“Araba kayıyor..!!
Hayır…
Hayır olmaz..
Olmaz…
Seni bırakmam..!
Bırakmam seni..!” Diyerek göz yaşlarını akıttı. Elleri hala Ömer’in ellerindeydi. Belkide son kez tutuyordu bu elleri. Belkide son kez görüyordu bu yüzü!

Ömer yutkunarak Zehra’ya​ baktı. Gözünden bir kaç damla yaş aktı. O sırada araba tekrar sarsıldı. Zehra bu sefer daha da sıkı tutuyordu o elleri.
“Allah’ım..
Allah’ım.. Öleceğiz burada..” Zehra hıçkıra hıçkıra ağlarken Ömer’in de gözlerinden yaşlar usul usul akıyordu. Sevdiği kadına kavuşmadan kaybetme ihtimali..
Bu çok ağır bir şeydi… Bir gün önce Zehra’ya verdiği sözü hatırladı. Sana kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğim. Seni hep koruyacağım demişti..
Ama şimdi..
Bir uçurum kenarında ölümün soğuk nefesini hissediyorlardı. Başını mahcup bir şekilde eğdi.
“ÖZÜR DİLERİM!” dedi. Zehra şaşkınca baktı.
“Ben..
Ben seni..
Koruyamadım..” gözünden yaşlar akarken söylediği bu cümleler yüreğini cayır cayır yakıyordu.

Her geçen saniye aleyhine işliyordu. Ve tekrar sarsılan araba bunun acı ispatı idi. Zehra başını kaldırıp Ömer’e döndü.
“Senin suçun değil!” Dedi. Bu sözden sonra Ömer Zehra’nın elini daha da sıkı tuttu. Gözlerini kapattı. İki kelime.. Bu iki kelimeyi söylemek için bir sürü plan yapmıştı. Ama bu sözleri burada söylemek aklından bile geçmedi. Gözlerini Zehra’ya odakladı. Zehra korkudan başını kaldırmamıştı oysa ki.. Titrek sesi ile
“SENİ SEVİYORUM…
SENİ ÇOK SEVİYORUM ZEHRA…!” dedi. Zehra yavaşça yüzünü kaldırıp Ömer’in gözlerine baktı. Araba ağır hareketler ile uçuruma sürüklenirken söyleye bildiği tek şey
“Ömer!” Oldu.

Ömer buruk bir tebessüm etti. Adını sevdiği kadından duymak..
Dünyanın en güzel melodisi gibi bir şeydi.
Zehra derin bir nefes alarak tüm cesaretini topladı.
“Bende..
Bende Seni Seviyorum ÖMER!”
dediği anda araba kayalıklardan aşağı düştü.

•••••

Takla atarken hava yastıkları açıldı. Fakat ne kadar faydalı olacağı bilinmez. Bir kaç taklanın ardından ters bir şekilde kıyı kenarında durdu. Araba neredeyse tanınmaz haldeydi. Zehra ve Ömer de cansız gibi duruyordu. Araba takla atarken ikiside ağır yaralandı. Ömer çalan telefonun sesi ile ufak kıpırtılarla kendine gelmeye çalıştı.
Az önce neler olmuştu?
Şuan neredeydi?
Başını hafif sağa çevirdiğin de Zehra’yı gördü.
Şimdi hatırladı!
Biraz önce uçurumdan düştüler!
Arabanın kapısını zorlayarak açtı. Yavaşça doğruldu. Başından kanlar akıyordu. Sıcak kanlar yüreğinde ki soğuk endişe ve korkuyu ısıtmadı.
Zehra’yı çıkartmak için hızla yanına gitti. Zehra da başından darbe almıştı. O bembeyaz elbisesi şimdi kırmızı dağınık damlalar ile bezenmişti.

Hızla Zehra’yı kucağına aldı. Arabadan uzaklaştırdığı, biraz yürüdüğü sırada birden dizlerinin üzerine çöktü. Zehra’nın kanlar içindeki başını avuçları arasına aldı.
Sesi titreyerek çıktı.
“Zehra!
Zehra duyuyor musun beni?
Beni bırakıp gidemezsin!
Hadi aç gözlerini!”

Zehra’nın yüzüne dağılan saçlarını​ geriye itti. Eğilip alnından öptü.
“Zehra hadi!
Hani beni bırakıp gitmezdin!
Ne olur aç gözlerini ne olur!”

Böyle durmanın bir yararı olmayacağını biliyordu. Hızla ayağa kalkıp Zehra’yı kucağına aldı. Kıyıyı takip ederek geniş bir düzlüğe geldi. Bir kaç aile piknik yapıyordu. Ömer ve Zehra’yı kanlar içinde gören herkes yanlarına koştu.
“Beyefendi iyi misiniz?”
“Eşim! Durumu!
Çok kötü! Hasta.. Hastane..!”

Adam hemen yanındakine döndü.
“Ben hastaneye götüreceğim gençleri. Siz polisi arayın kaza yerine gelsinler!” Diyerek Ömer’i arabaya götürdü. Ömer Zehra ile arka koltuğa bindi. Zehra hala hareketsiz yatıyordu.
“Zehra!
Hadi aç gözünü. Beni bırakma ne olur!
Ben..
Ben sensiz yaşayamam Zehra ne olur uyan!”

Bölüm sonu!

-Evet, neler hisssettin bakalım!
  • Büyülendim
  • Mutlu Oldum
  • Üzüldüm
  • Sinirlendim
  • Canım sıkıldı
  • Korktum
Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Yazar:

Eklenme Tarihi: 18 Temmuz 2017

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın