Sömürge Eğitimi

yorumsuz
150 Okunma

Siyasi açıdan bakıldığı zaman iki tip eğitim sistemi vardır. Bunlardan ilki milletin gelenek göreneklerini, kültürünü, ortak tarihini, dilini ve dinini temel alan ve amacı o milleti hür, şerefli kılan “ milli eğitim “ ikincisi ise emperyalist ülkelerin kültürünü, dilini, gelenek ve göreneklerini temel alan ve emperyalistlerin emellerine göre planlamış, milleti esir eden
“ sömürge eğitimidir. “

Şimdi aklınızdan şu soru geçiyor “ Gerçekten bir sömürge eğitimi var mıdır? “ Üzülerek söylüyorum ki benim gözlemlerim ve araştırmalarım ülkemizin tam bir sömürge eğitiminin ortasında olduğunu gösteriyor. Bunun en bariz örneğini şimdi sizlerle paylaşıyorum:

Milli Eğitim konusunda en yetkili bilim adamımız olan Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, 1945 yılında Amerika ile yapılan eğitim anlaşmasına göre, Türkiye’de Milli Eğitimi programlamak üzere kurulan 8 kişilik ortak eğitim kurulunun 4’ünün Türk, 4’ünün Amerikalı üyeden oluştuğunu ancak kurul başkanının daima Amerikalı olması ve 2 oy hakkına sahip olması nedeniyle, Milli Eğitimimizin 1945’ten bu yana Amerikalıların direktifleri ve kararlarına göre çalıştığını ifade etmiştir. Dehşet verici bir durum değil mi? Bir ülke düşünün ki Milli Eğitim dediği kurum Amerikalıların elinde olsun…

Ülkemizdeki eğitim kurumlarına baktığımız zaman sömürge eğitiminin egemen olduğunu anlamak çok da zor değildir bence. 1953’lü yıllardan sonra “ kolej “ adı altında birçok emperyalist devlet ülkemizde kendi dilinde eğitim veren okullar açmıştır.  Bu okullar daha kaliteli eğitim verme vaatleri ile aldığı genç beyinlerimizi kendi dillerinde eğitim vererek kendi kültürlerini aşılamaktadırlar.        Bir milleti bir arada tutan en temel etmenlerden birisi dildir. Dildeki bozulmalar yabancı dillerin etkisi altına girme sonucunda kültürel olarak bozulmalara, yozlaşmalara ve birkaç nesil sonra kendi dilini ve kendini kültürünü bilmeyen nesillerin yetişmesine neden olmaktadır. Kolej adı altında yabancı devletlerin açtığı emperyalist okullar kendi dillerinde eğitim vererek kendi kültürlerini aşılamaktadırlar. Bu okullara giden nesiller belli bir zaman sonra kendi öz dilini bir köşeye bırakarak yabancı dillerin etkisine girmektedirler. Bu yozlaşmanın daha ileri noktasında ise o yabancı dillerin kültürlerini benimseyip kendi kültürlerini unutmaktadırlar.

Sömürge eğitiminin faaliyetleri bu kadarla da sınırlı değil. Başka ülkelerde okullar açarak kültür emperyalizmi yapan ülkeler eğitim kurumu açtıkları ülkelerdeki milli ve geleneksel eğitim kurumlarının gelişmelerini ve ıslahını önlemek gibi çalışmaları vardır. Bu yöntemle hem kendi bünyesinde eğitim verdiği genç beyinleri sömürmektedirler hem de milli ve geleneksel eğitim kurumlarındaki eğitim kalitesini düşürmektedirler.

Sömürgeci eğitim modelini uygulayan emperyalistler, sömürülecek ülkenin insanını cahil bırakmak, geliştirmemek ve idareci sınıfların çocuklarını yozlaştırmak fikri üzerine oturmuştur. İngilizler ise sömürge çocuklarını, kendi eğitim modellerine göre yetiştirir, yerli çocuklarını İngiliz kültürüne adapte etmeyi, İngiliz dilini sevdirmeye ve Hıristiyanlaştırmaya önem verirler. Sömürülen ülkedeki din ve mezhep çatışmalarını mazeret göstererek din ve ahlak eğitimini en alt seviyeye indirerek dini ve ahlaki yönden de çöküntüyü amaç edinmişlerdir.

İşte durum bundan ibaret değerli okuyucularım. Gerçekten de günümüzde milli bir eğitime en çok ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde en azından sömürge eğitiminin ne olduğunu bilirsek, alacağımız tedbirleri daha iyi planlayabiliriz.

-Evet, neler hisssettin bakalım!
  • Büyülendim
  • Mutlu Oldum
  • Üzüldüm
  • Sinirlendim
  • Canım sıkıldı
  • Korktum
Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Yazar:

Eklenme Tarihi: 28 Haziran 2017

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın