AKHILLI OYUN 8. BÖLÜM

yorumsuz
174 Okunma

Zehra: Korkma beeee… Ben adam yemem
Bu alaycı konuşmaya sinirlenen Ömer, diğer kavanozları almak için dolaba doğru uzanan Zehranın arkasından yaklaşıp belinden sıkıca kavrayıp kendine doğru çekti ve Zehranın şakınlığını atlatmasına fırsat vermeden arkadan kulağına eğilip fısıldadı;
-Belki ben yerim ama…
Zehra kocaman açtığı gözlerini yavaşça Ömere çevirdi ve panikle dönüp onu itti
Zehra: Noluyo beee!.. Kafayı mı yedin?
Geriye doğru bir adım sendeleyen Ömer “işte adamı öyle panikletirler” diye düşünerek gülümsedi ve;
Ömer: Bunu bana dün geceden beri kendi kendine konuşan, saçma sapan davranışlar sergileyen sen mi söylüyorsun? İlk karşılaştığımızda yaptığın hareketleri saymıyorum bile…
Zehra: Abartmaaaa onlar herkesin başına gelebilecek küçük aksaklıklardı sadece
Ömer: Tabi tabi
Zehra: Üfff uzattın ama hadi beni rahat bırak da bitki çaylarını yapıyım.
Ömer: Mümkün değil herşeyi gözümün önünde yapacaksın içine ne koyduğunu göreceğim. Çatlaklığını bu çaylara borçlu olmadığın ne malum?
Zehra: Çatlak sana benzer be çekil şurdan
Diye koluyla Ömeri yolundan çekmeye çalışırken elindeki kavanoz kayarak yere düştü. Bu sakarlık üzerine Zehra AkBıN geldi sanıp “geldi mi” diyerek panikle sağa sola baktı.
Ömer: Kim geldi mi?
Zehra: Ak…..
derken kendine gelip durdu ve dudağını ısırarak Ömere baktı. Ömerin her zamanki şakın bakışlarıyla karşılaşınca nasıl kıvıracağını düşündü.
Zehra: Ak…aklını mı kaçırdın? Burda bizden başka kimse var mı? Ruhlar alemine mi karıştın?
Ömer: Allahım bu deli kız sonunda beni de delirtecek (bunu söylerken ellerini iki yana açtı)
Çayları yapıp salona girdiklerinde ani bir sessizlik oldu.Tüm gözler ikisine çevrildi.
Zehra iç ses: Ama böyle herkesin gözü benim üstümdeyken çay tepsisini taşıyamam ki! İnşallah bi sakarlık yapmam
Ömer iç ses: Tepsiyi taşımasına izin vermekle hata mı ettim acaba! Umarım bi sakarlık yapıp bizimkilere zarar vermez
Tedirgin adımlarla ilerlerken, koşarak salona giren Asyanın bacaklarına çarpması sonucu dengesi kalbolan Zehra ne kadar çabalasa da sıcak çayların havaya uçup Ömerin başına boca olmasına engel olamadı.
Ömer: Yandım anaaaam
Zehra panikle “yandın mı” diyerek elinin ayağına dolaşmasına fırsat vermeden Ömerin üzerindeki gömleği çıkarttı. Ardından kemere uzandığında salondaki gülüşmelerle kendine geldi. Hemen geri çekildi ve ani bir reflekle ilk bulduğu sürahiyi içindeki buzları umursamayıp Ömerin başından aşağı boşalttı.
Ömer: Dondum anaaam
Sıcak ardından gelen soğuğun şok etkisiyle neye uğradığını şaşıran Ömer, zangır zangır birbirine çarpan dişlerini sıkarak “se-seni çatlak karııı” diyebildi sadece, ayaklarını yavaş yavaş odasına doğru sürüklerken. Arkasından suçlu bir ifadeyle bakakalan Zehra, olanları şaşkın gözlerle izleyen aile üyelerine dönüp zoraki bir tebessüm attı ve elindeki tepsiyi masaya fırlatıp koşar adımlarla Ömerin arkasından gitti.
Hediye : Oh olsun bunu çoktan haketmişti…Kurutup kurutup yeniden dökseydi keşke sıcak çay üstü buzlu suyu…
Biraz önceki olayların üstüne Hediyenin sözleri de tuz biber olunca aile üyeleri şaşkın şaşkın bibirine bakarken Hediye çoktan yerdeki cam parçalarını toplayıp mutfağa dönmüştü.
Alev: Teyze gelin diye eve aldığınız kıza bakın… Benim bi güne bi gün çay tepsisini devirdiğimi gördünüz mü? Daha beni çok ararsınız çoook…
Müzeyyen: Alevcim biz senin tepsi taşıdığını görmedik ki devirdiğini görelim
…………………..
Zehra odaya girdiğinde onu AkBıN karşıladı.
AkBıN: Kız haşladın mı güzelim çocuğu.Ben olmadan da gayet formundasın hiç bana bahane bulma. Korkarım senin bu sakarlığın ümitsiz vaka
Zehra: Nerde o? ( üzüntüsü yüzünden okunabiliyordu)
AkBıN: Az önce koşarak banyoya girdi
Zehra hızla banyoya yöneldi ve kapıyı açmasıyla eli gözlerinde kapaması bir oldu. Kıpkırmızı olmuş yüzünü iki eliyle sıkı sıkı kapatırken “Allahım ne yaptım ben” diye söylendi. Banyodan gelen “Çatlaklığın bitti bi de sapıklığınla mı uğraşacağız” sesiyle odanın içinde saklanacak yer aradı.
Zehra: Babannecim lüten sakla beni Ömerin yüzüne bakamam artık
AkBıN: Noldu şimdi babanne mi olduk Ömerin tükürüğünde boğulasıca
Zehra: Affet beni babanne nolur tüm kabalıklarım için özür dilerim bir daha sana daha saygılı olacağım ama lütfen beni içinde bulunduğum şu durumdan kurtar
AkBıN: Tamam tamam neyse ki Ufaklık bana insanların beynine girip hafıza silmeyi öğretmişti. Sadece bu banyo meselesini silsem yeter sanırım
Zehra: Şeyyy aslında elin değmişken dün geceyi de silsen adam bana öcü gibi bakıyor
AkBıN: Tamam suratına öcüler sıçrayasıca tamam
Kapıyı tıklatan Ayşe odaya girdiğinde, Zehra saklandığı koltuğun arkasından çıktı. Ayşe hafif bir tebessümle;
Ayşe: Abim nasıl oldu Zehracım? Hışmından saklanıyorsun galiba
Zehra: Yoooo yüzüğümü düşürmüşüm de onu arıyordum
Ayşe: Aaaa yüzük aldınız mı? Ne zaman?
Zehra: Aldık mı? Almadık almadık… Aaaa ben de niye bulamıyorum diyorum…Olmayan yüzüğü nasıl bulacağım şapşal ben ( eliyle kafasına vurdu sırıtarak)
Ayşe: Zehracım bu imaların mercii ben değilim abime sokacaksın o lafları (dedi gülümseyerek)
Ömer ıslak saçlarını kurulayarak banyodan çıktığında, Zehra Ayşenin arkasına saklandı. Ayşe abisini yumuşatmak için en sevimli halini takındı
Ayşe: Sıhhatler olsun abicim. (yanağına öpücük kondurup) oh mis gibi de kokmuş
Ömer gülümseyerek Ayşeye yanağını uzatırken Zehraya baktı. Bu güzelliğin benim karım olduğuna inanamıyorum diye geçirdi içinden. Neden kızardığını anlamadığı yanaklarının ona ne kadar çok yakıştığını düşündü. Sonra Ayşeye döndü ve teşekkür etti. Abisinin iyi olduğunu gören Ayşe “bugün hastaneye gideceğiz unutma abicim şimdi ben sizi başbaşa bırakıyım” diyerek odadan çıktı. Zehranın hayır gitme anlamında salladığı başını görmedi bile. Ayşe çıktıktan sonra gözlerini yeniden Zehraya diken Ömer yavaş yavaş ona doğru adım atmaya başladı. Kendine yaklaşan her adımda bir adım geri giden Zehra bir yandan da kendini savunma derdine düştü.
Zehra: Bak belki inanmayacaksın ama gerçekten istemeden oldu. Biraz da senin yeğenin yüzünden oldu. Salonun ortasında koşulmayacağını öğrenememiş bacaksız. Hem sen niye bana o kadar yakın yürüyordun ki… İstersen sen de bana dök ödeşelim … hem de daha sıcağını ve daha soğuğunu ne dersin ha…
Ne derse desin umursamayan Ömerin kendine yaklaşmasına engel olamadı. Geriye atacak adım kalmayıp duvara yaslandığında Ömerin solundan hafifçe kafasını yana doğru uzatıp karşıda sırıtarak onların izleyen AkBıNe kaş göz işareti yaptı. Baktı umursamıyor “heeey birşeyler yap” dedi fısıldayarak. Ömer arkasını dönüp baktı kimsenin olmadığını görünce Zehrayı duvar ve kollarının hapsine aldı.
Ömer: Bu sefer beni kandırmana izin vermeyeceğim. Dünden beri bana oynadığın oyunu anlamadığımı mı sandın?
Zehra: Oyun mu? ( ne oyunu der gibi AkBıN a baktı kaşlarını çatarak Ömerin omzunun üstünden)
Ömer: Oyun tabi…Beni kendinden uzaklaştırmak için yaptığın oyundan bahsediyorum. Hiç inandırıcı değildi o çatlak rollerin
Dedikten sonra Zehraya iyice yaklaştı ve eğilip yanağını yanağına değdirdi ve kulağına “Bak bakalım Ayşenin dediği gibi mis gibi kokmuş muyum” dedi sinsice gülerek. Ardından Zehranın saçlarının kokusunu içine çekip “En az saçların kadar güzel koktuğuma eminim” diye ekledi. Zehra tuttuğu nefesini verse kalp atışları kendini ele verecek diye düşünüyordu. Nefesi bu kadar yüzüne yakınken kendini nasıl koruyacağını bilmiyordu. Kapalı gözlerini hafifçe araladı ve onun büyüleyici gözlerinden kaçırdı. Dizlerini kırıp kollarının altından sıyrılarak kaçmakta buldu çareyi. Ömere arkasını döndüğünde işaret parmağını AkBıN a doğru sallayıp sessizce sorarım sana demeyi de ihmal etmedi. Ömer elinden kaçırdığı karısına dönüp gülerek çapkınca bir bakış attıktan sonra akşam görüşürüz diyerek odadan çıktı. O son bakışla eriyen yağlarıyla adeta 10 kilo veren Zehra tuttuğu nefesi bırakmayı anca akıl etti. Biraz kendine geldikten sonra sinirle AkBıN a döndü.
Zehra: Sen ne yaptın bu adama böyle?
AkBıN: Sil dedin sildik işte
Zehra: Nasıl silmek bu böyle.. herşeyi hatırlıyo… kesin başka bişey yaptın
AkBıN: Ak bıyıklarım küflensin ki başka bişey yapmadım. Beyni resetleyince kötü anıların etkileri silindi ve zaten varolan duyguları ayyuka çıkmış oldu.Sonra da inanmak istediğine inandı işte aslan torunum (sırıttı)
Zehra: Bi dakka bi dakka torunum mu dedin sen?
AkBıN: Torunum mu dedim? Tosunum dedim tosunum
Zehra garip garip bakarak yatağa oturdu;
Zehra: Nedense birşeyler sakladığın hissine kapılıyorum. Neyse çıkar yakında kokusu… Eeeee görüştün mü şu ruhbaz arkadaşlarınla. Senin uyanmana engel olan şey neymiş
AkbıN: hıhı görüştüm Ufaklık araştıracak
AkBıN iç ses: Benim olmasını en çok istediğim şey kızımın son isteğiydi. Bunu sana yaptırdığımı sanıyordum ama maalesef henüz tamamlanmamış. Birbirinize aşık olup gerçek evlilik gerçekleşene kadar oyunlarıma devam etmeliyim ve bunu bir süre sen bile bilmesen daha iyi olur

-Evet, neler hisssettin bakalım!
  • Büyülendim
  • Mutlu Oldum
  • Üzüldüm
  • Sinirlendim
  • Canım sıkıldı
  • Korktum
Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Yazar:
Etiketler:
Eklenme Tarihi: 4 Ağustos 2017

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın