Adını Sen Koy 2.sezon 2.bölüm hayal senaryosu

yorumsuz
359 Okunma

Medyada ki videoyu dediğim yerde açıp bakarsanız dizilerdeki flasback niteliğinde olduğu için duyguyu daha iyi anlarsınız.

Bölüm yine dram içeriyor. Bunu bilerek açıp okursanız daha iyi olur.😢😢

Bölümü tüm zehöm severlere ithaf ediyorum.

••••••••

Ömer Böyle durmanın bir yararı olmayacağını biliyordu. Hızla ayağa kalkıp Zehra’yı kucağına aldı. Kıyıyı takip ederek geniş bir düzlüğe geldi. Bir kaç aile piknik yapıyordu. Ömer ve Zehra’yı kanlar içinde gören herkes yanlarına koştu.
“Beyefendi iyi misiniz?”
“Eşim! Durumu!
Çok kötü! Hasta.. Hastane..!”

Adam hemen yanındakine döndü.
“Ben hastaneye götüreceğim gençleri. Siz polisi arayın kaza yerine gelsinler!” Diyerek Ömer’i arabaya götürdü. Ömer Zehra ile arka koltuğa bindi. Zehra hala hareketsiz yatıyordu.
“Zehra!
Hadi aç gözünü. Beni bırakma ne olur!
Ben..
Ben sensiz yaşayamam Zehra ne olur uyan!”

Adam Ömer’in bu haline çok üzülmüştü tereddütle konuşmaya başladı.
“Beyefendi..
Aramak, haber vermek istediğiniz birisi var mı?”
Ömer başını kaldırıp boş boş adamın yüzüne baktı. Olanları kavramaya çalışıyordu.

Şuan yaşadıklarımız keşke bir kabus olsa diye düşündü. Sonra titrek sesi ile adamı yanıtladı.
“E.. evet.. var..”
Zar zor kurduğu cümlenin ardından adam telefonunu Ömer’e uzattı.
“Buradan araya bilirsiniz.”
Ömer hala Zehra’yı uyandırmaya çalışırken Nihat’ın telefonunu tuşladı. Daha ilk çalışında açıldı telefon. Nihat telefonun diğer ucundan arayana sesleniyordu.

Ömer bir kaç saniyede kendini toparladı.
“A.. alo..
Nihat!” Nihat’ı aradı ama şimdi ona ne diyecekti. Nasıl anlatacaktı bu durumu. Nihat başka numaradan duyduğu Ömer’in sesi ile şaşırdı.
“Ömer! Sen misin? Birşey mi oldu?
Sesin çok kötü geliyor.”
Ömer önce Zehra’ya baktı. Keşke tek kötü olan sesim olsaydı diye düşündü. Zehra’nın cansız gibi kucağında yatması Ömer’in kalbinin sıkışmasına neden oldu.

Yüzünü ekşitti. Sonra güçlükle konuştu.
“Biz.. Kaza yaptık.. Zehra! İyi değil Nihat!”
Nihat duyduğu sözler yüzünden ne diyeceğini bilemedi.
“Nerede.. neredesiniz? Ben hemen geliyorum!”
“Biz hastaneye gidiyoruz zaten. Leyla.. Leyla’ya haber ver!”
“Tamam Ömer hangi hastane?” Derken Ömer telefonu adama uzattı. Adam Nihat ile konuşup götürdüğü hastaneyi söyledi.

“Zehra! Daha yeni kavuştuk. Ne olur uyan.
Hepsi benim yüzümden.. Hepsi benim! Sana birşey olursa kendimi asla affetmem. Sözümü tutamadım. Sana kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğim dedim. Ama sana en büyük zararı ben verdim.

Zehra ne olur uyan. Hadi kalk lütfen. Lütfen Zehra! Kalk sözünü tutamadın de! Bağır çağır kız! Ama böyle yatma ne olur uyan Zehra.”

Ömer yol boyu sayıklayıp durdu. Durumu Zehra’dan iyi gibi gözükse de Ömer de yaralanmıştı. Olanların şoku nedeniyle hiç bir şeyin farkında değildi sadece. Hızla acil kapısında durdukların da adam arabadan inip yardım çağırdı.

Zehra’yı sedyeye alarak hızla acil müdahale odasına götürdüler. Ömer kapı önüne diz çökmüş ağlıyordu. O sırada kapıdan konak halkı ve Leyla koşarak girdi. Ömer’i darmadağın gören herkes çok korktu. Başından akan kanlar yüzünde kurumuştu. Güçlükle ayakta durmaya çalışıyordu ama gücü yoktu.

Nihat zorla kaldırıp koridorda ki sandalyeye oturttu Ömer’i.
“Ömer nasıl oldu bu kaza. Zehra nasıl.”
Ömer’in konuşacak hali yoktu. Onları hastaneye getiren adam Nihat’ın yanına gitti. Sessizce arabanın uçurumdan düştüğünü söyledi. Tam o sırada adamın telefonu çaldı.

Polisler gelmiş ve arabayı inceliyordu. Arabanın fren yağının kablosunun kesildiğini gördüler. Orada ki adamlardan biri hastanede ki arkadaşlarını aradı.

Adam telefonu hoparlör e verdi Nihat ile birlikte duymak için.
“Abi bu bir kaza değil. Birisi resmen bu gençlere tuzak kurmuş. Fren yağı kablosu kesilmiş. Bu yüzden frenler tutmadığı için uçurumdan yuvarlanmışlar. Gençlerin durumu nasıl?”

Nihat hayretle yavaş adımlarla Ömer’e geldi. Birisi canlarına kast etmişti. Zehra’nın durumu da hala kritikti. Ömer birden ayağa kalktı.
“Orada yatması gereken Zehra değil bendim ben!
Hepsi benim yüzümden!” Diyerek duvarı yumruklamaya başladı.

Nihat hızla Ömer’i tutup durdurdu. Kendisine çevirip sarıldı. “Senin bir suçun yok Ömer. Senin Zehra için güçlü olman lazım. Hem Zehra ya Zehra! Zehra kolay pes eden bir kız değil! Unuttun mu?”

Konak halkı perişan bir şekilde kapının önünde bekliyordu. Müdahale odasının kapısı açıldığında Zehra’yı hızla odadan çıkarttılar. Konak halkı​ Zehra’nın kanlar içinde ki elbisesini, başını görünce daha fazla ağlamaya başladı.
Ellerinde, kollarında ve yüzünde çizikler vardı. Başından kanlar akıyordu.

Ömer birden doktorun kolunu tuttu sertçe.
“Nereye gidiyorsunuz? Durumu nasıl karımın!”
“Bakın beyefendi ciddi bir kaza geçirmişsiniz! Eşinizin durumu kritik. İçeride iki defa kalbi durdu. Acilen ameliyata almam lazım. Bekleyip dua etmekten başka çareniz yok!”
“Karıma birşey olmasın doktor! Onu kurtar! Kurtar onu!”

•••••••
Herkes koşarak sedyenin ardından ameliyathanenin katına çıktı. Ömer bir kaç saattir ağlayarak bekliyordu.Kapının önünde oturmuş, ellerini başına almış bir şekilde sessiz sessiz ağlıyordu.
Dün ki konuşmalarını hatırladı birden.

(Medyada ki videoyu izleyip okumaya devam edin.)

‘Sana kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğim’

Sonra sabah kahvaltısını hatırladı. Aşkla birbirlerine bakışlarını…

Zehra’nın çiçekleri kokladığı an odaya girdiğini hatırlayıp acı acı gülümsedi.

Hayranlıkla Zehra’nın karşısına geçmişti. Zehra su damlası kolyeyi takmıştı.
‘ çok güzel olmuşsun’ dediğini hatırladı. Nutku tutulmuştu çünkü. Bunların sadece bir kaç saat önce yaşanmış olması garip geldi. Şuan hastanede kapı önünde​ Zehra’yı beklediğine inanamıyordu.

Sonra bugün ki güzel ve utangaç gülüşlerini hatırlayıp tebessüm etti. Çünkü Zehra utanınca hep başını önüne eğip gülümser.

Yolda ki eğlenceli komik sohbetlerini hatırladı. Tüm sorunları aşmış gerçek bir karı koca olmuş gibi olan sohbetlerini..
Cevriye hanımın baston dediğinde ne demek istediğini Zehra’ya soruşu aklına geldi. Açıklama yaparken başını eğip gülen Zehra’yı düşündü sonra…

Sonra birden o acı sonları aklına geldi. Frene basmıştı fakat tutmuyordu. Arabayı durdurmaya çalışırken hızla uçuruma sürüklenişleri geldi aklına.

Zehra’nın yaşadığı korku ve paniği hatırladı. Tüm bunların suçlusu olarak kendini görüyordu.

Araba uçurum ucunda kaldığında konuştuklarını hatırladı bir bir…

Zehra’ya inmesini söylediğinde
‘Seni bırakamam
Seni bırakmam’ demişti. Elini tutmuştu. Zehra’yı sakinleştirmeye çalıştığı anları hatırladı sonra…

Arabanın adım adım kayışları..

Gözlerinden yaşlar akarken
‘ Özür dilerim ben seni koruyamadım’ dediğini hatırladı.

El ele tutuştuklarını hatırladı sonra..

Zehra’nın ‘ Senin suçun değil’ dediğini hatırladı.

Aşkını itiraf ettiği anı hatırladı sonra. Böyle planlamamıştı…
‘ Seni seviyorum
Seni çok seviyorum Zehra ‘ dediğinde Zehra’nın
‘ Ömer’ dediğini hatırladı.
•••••

Bunları tekrar tekrar düşündü sonra. Bir ara Leyla’nın isyan eden sesini duydu.
“Sekiz saat oldu ya..
Sekiz…
Neden bitmedi bu ameliyat…
Birisi artık çıkıp birşey desin!”
Demek o kadar olmuştu! Zehra’sız geçen bir sekiz saat. Ömer’e sekiz yıl gibi gelen sekiz saat!

Elleri titriyordu artık sinirden. Saçlarını sıkmaya başladı. Hala o anları düşünüp durdu. Birden bağırarak ayağa kalktı.
“Aaahh!” Etrafta ne var ne yoksa dağıttı.
“Neden bitmiyor bu ameliyat. Neden çıkmıyor Zehra neden!”
Nihat engellemek için hareket ettiğinde Ayşe engelledi.
“Bu kadar sessiz kalması garipti. Bırak rahatlasın Nihat. Canı çok yanıyor şuan.”
Nihat Ayşe’ye hak vermişti. Ayşe’ye sarılıp tutuğu göz yaşlarını serbest bıraktı.

Ömer ortalığı dağıtıp bağırıp çağırdıktan sonra ameliyathane kapısına başını yavaş ritimde vurmaya başladı.
Her vuruşta “Benim yüzümden” diyordu.

Bölüm sonu.

-Evet, neler hisssettin bakalım!
  • Büyülendim
  • Mutlu Oldum
  • Üzüldüm
  • Sinirlendim
  • Canım sıkıldı
  • Korktum
Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Yazar:
Etiketler: , ,
Eklenme Tarihi: 19 Temmuz 2017

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın