Cavit Cav Kimdir?

Cavit Cav kimdir? Bir sporcu, Türk bisikletçi, olimpiyatlara katılan ülkemizi olimpiyatlarda temsil eden ilk sporculardan… O yıl bazı aksaklıklar yaşandı ama neyse sonuçta olimpiyatlarda idi her ne kadar yarışamasa da… Cavit Cav sadece bir sporcu mu? Hayır, o Türkiye’de ilk bisiklet fabrikasını kurdu. İlk kez tekerlekli sandalye üretti ve ülkemizde ilk kez  bisiklet kiralama işini başlatan da yine odur. Ve laf aramızda  tıp da ona minnettardır. Neden mi? Geleceğim okumaya devam edin.

Cavit Cav Kimdir

Cavit Cav Balkan Savaşı’ndan sonra İstanbul’a göç etmek zorunda olan bir ailenin çocuğu olarak 1905 yılında Selanikte doğdu. Büyük teyzesi Mustafa Kemal’in süt annesidir.  Bu yıllarda İstanbul sokaklarında maydanoz satmaya başlamıştı. Buradan kazandığı para ile bit pazarından ikinci el bir bisiklet satın aldı. Daha çocuk yaşlardaydı ama artık tutulmuştu bisiklete. Onun için bisiklet artık bir yaşam felsefesi olmuştu.  Yarışlara katılıyor ve katıldığı her yarışta üstün başarı gösteriyordu. Henüz 19 yaşında iken ülkemize ilk altın madalyayı kazandırdı.

Cavit, 1924 yılında ülkemizi Paris’te temsil edecekti.  1924 Yaz Olimpiyatları’a katıldı. Ancak yarışta kendisini göremedik. Nedeni ise Cavit Cav’ın bisikletinin olimpiyat oyunlarına uygun olmamasıydı. Standartların dışında bir bisikletti. Talihsizlik işte, dönemin şartları, uygun bisiklet bulunamadı. Sonuç olarak sporcu ülkemizi temsil etmek için Paris’e gitti ama oyunlara katılamadı.

Ülkemizde bisiklet sporunun dünya standartlarına uygun bir şekilde icra edilmesi için çok çaba gösterdi. Bisiklet sporuna ilgi artmaya başladı. Artık ülkemizde bisiklet bir spor olarak görülmeye başlanmıştı. 1924 yılında ilk kez ülkemizde büyük çaplı spor müsabakaları düzenlendi. Bu müsabakalardan İstanbul Şampiyonası’nda birinciliği yakaladığı gibi Türkiye Şampiyonası’nda da dayanıklılık ve hız kategorilerinde de birinci oldu.

Cav, başarılarına yeni başarılar eklemeye devam ediyordu. 1925 yılında düzenlenen bir maratonda Konya-İstanbul arası mesafeyi birincilikle tamamladı.

1927’de yapılan Bulgaristan ile ikili müsbakalarda milli forma giyerek ülkemizi gururla temsil etti. 1928 yılında kardeşi Galip Cav ile Amsterdam Olimpiyat oyunlarına katıldı. 1928 Amsterdam Olimpiyat oyunları 1000 metre yarşında 16. olurken 4000 metre takım yarışında rakibi İngiltere’ye geçilerek finale katılma şansını kaybetti. Bu oyunu 9. olarak tamamladı.

1930 yılından sonra ilerleyen yaşı ve formdan düşmesinden sonra bisiklet sporundan resmi anlamda uzaklaşmak zorunda kaldı. Ancak o bisiklet tutkusundan asla vazgeçemeyecekti. Küçük atölyesinde çocuk bisikletleri üretmeye başlamıştı. Aynı zamanda Avrupa’dan bebek arabası getirip dükkanında satmaya başladı. Ardından da ilk yerli bebek arabasını Kazım Karabekir’in ikizleri için üretti. Felçli çocuklar için tekerlekli sandalye üretimi de yapıyordu.

1961 yılında kendi bisiklet tamir atölyesini bisiklet fabrikasına çevirdi ve Türkiye’in ilk bisiklet üretim fabrikası olan Cav Bisiklet Fabrikası’nı kurdu. Ancak dönemin şartları ve maddi yetersizlik nedeniyle Cav, epey borca girmişti. Üstelik ürettiği bisikletler de satılmıyordu.  Bu işin sonu yoktu. Ya batacak ya çıkacaktı. Muhteşem bir girişimcilik örneği göstererek Cavit Cav günümüzde de kullanılmaya devam eden tekerlekli çöp konteynerlerini üretmeye ve satmaya başladı. Cavit bu zekice hamlesine rağmen borçlarını ödeyemedi ve 1968 yılında mahkemece iflasına karar verildi.  Onun için çok önemli olan tek mal varlığı Olimpiyatların kurucusu Pierre de Coubertin imzalı olimpiyat belgesini Burhan Felek’e emanet etti.

Cavit Cav’ın bu olaydan sonra hüzün yılları başladı. Ardık sporcu içine kapanmıştı. Hayat öyle güllük gülistanlık değil tüm bunların üstüne eşi de onu terk etti. Ancak Cavit Cav her şeye rağmen mücadeleye devam etti. Mahkemenin vermiş olduğu iflas kararını kendine yetdiremeyip son mal varlığı olan arsasını satarak  boçlarını ödedi ve Ankara Seyranbağları Huzurevi’ne yerleşti. Artık burası ölümüne kadar onun yurdu olacaktı.

Yaşı ilerlemişti artık ölümü yakındı sezmişti bunu. Hasta yatağında yatarken okuduğu bir gazatede “Ankara Üniversitesi tıp öğrencilerinin kadavra sıkıntısı çektiklerini yazıyordu. Cavit Cav bu haberi görünce de son yapacağını yaptı. Kalem kağıdı alarak oracıkta şu vasiyeti yazdı:

“Ben Cavit Cav, olimpiyatlara katılan milli atlet, Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük sanayicilerinden, buradayım ve biliyorum çok ömrüm kalmadı. Bu yataktan kalkamayacağım. Bedenimi bu ülkenin bilimi aydınlansın diye, gençler öğrensin diye kadavra olarak bağışlıyorum.”

Ülkemizde kıymeti bilinmeyen değerlerden olan bu sporcunun benedi 1982 yılındaki ölümünün ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi ‘ne kadavra olarak bağışlanmıştır. Ayrıca bu bağış Ülkemizde yapılan ilk kadavra bağışıdır. Cahit Cav’ın iskeleti ise bugün okulun anatomi sınıflarının birinde koruma altındandır.

Cavit Cav kim midir? Cavit Cav işte budur.

-Evet, neler hisssettin bakalım!
  • Büyülendim
  • Mutlu Oldum
  • Üzüldüm
  • Sinirlendim
  • Canım sıkıldı
  • Korktum
Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Yazar:
Etiketler: , ,
Eklenme Tarihi: 14 Temmuz 2017

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın